localhost

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Reklam
English (United Kingdom)
Anasayfa Yayınlar Raporlar BİR TÜRKİYE KLASİĞİ: İşkenceyi önleme, yoksa soruşturma yersin!

BİR TÜRKİYE KLASİĞİ: İşkenceyi önleme, yoksa soruşturma yersin!

e-Posta Yazdır PDF
27.09.2006

IHGD: Kamusal Açiklama
TR001/2006/Bir Türkiye Klasigi
19.09.2006

T.C. IzmirCumhuriyet Bassavciligi 17.07.2006 tarihinde, Izmir Barosu avukatlarindan NalanErkem hakkinda sorusturma açmis bulunmaktadir.[1]T.C. Adalet Bakanligi Ceza Isleri Genel Müdürlügünün 07/07/2006 gün ve02-5-49-182-2005 sayili mucipnamesine göre, Izmir (Buca) Kapali Ceza InfazKurumunun 14. Kogusunda (Çocuk) 05/11/2003 tarihinde çikan isyanla ilgiliolarak, Izmir Cumhuriyet Bassavciliginca baslatilan sorusturma henüztamamlanmadan, NTV Ulusal Televizyon kanalinda 16/11/2003 tarihinde yayinlananve Izmir Barosunun Iskenceyi Önleme Gurubundan sorumlu yönetim kurulu üyesisifatiyla yaptigi basin açiklamasi ile Cumhuriyet gazetesinin 07/11/2003tarihli nüshasinin 3. sayfasinda "Isyan geliyorum dedi", Milliyet gazetesinin07/11/2003 tarihli nüshasinin 12. sayfasinda "Buca da iskence iddiasi",Hürriyet gazetesinin 07/11/2003 tarihli nüshasinin 3. sayfasinda "Cezaevindekiisyanin nedeni iskence mi?" baslikli haberlerde, isyanin çiktigi çocukkogusunda bulunan on sekiz yasindan küçük hükümlü ve tutuklulara görevlilertarafindan kötü muamele ve iskence yapildigi, olay nedeniyle bu hükümlü vetutuklularin müdafileriyle görüstürülmedikleri, basvurularinin yerinegetirilmedigi yönünde, sorusturma konusu eylemle ilgili olarak beyandabulundugu iddia edilmis, durum sorusturmayi gerektirir niteliktegörülmüstür. Bu bakimdan, Izmir Barosunakayitli Avukat Nalan Erkem hakkinda Izmir Cumhuriyet Bassavciliginca sorusturmayapilmak üzere 1136 sayili Avukatlik Kanunun 58/1 maddesi geregince izinverilmesi uygun görülmüstür.[2]Nalan Erkem bir avukat olarak Iskenceyi Önleme Grubunun aktif bir çalisaniydi.Kendisi ayni zamanda uzunca bir süredir Türkiye'de iskenceye karsi verilenmücadelede önemli roller üstlenmis ve Türkiye'deki Insan Haklari Hareketiyleyakin bir dayanisma içinde olmustur. Ayni zamanda, InsanHaklari Gündemi Dernegi'nin bir üyesi olan avukat Nalan ErkemTürkiye'deki iskence sorununun çözümüne iliskin yetkin kisilerden biridir.

 

Arkaplan Bilgisi

 

IskenceyiÖnleme Grubu (IÖG), Aralik 2001'de Izmir Barosu bünyesinde, iskencemagdurlarina ücretsiz olarak yasal yardim temin etmek amaciyla kuruldu. IÖGayni zamanda Türk Hukukunda iskencenin önlenmesini ve iskencecilerin basarilibir sekilde sorusturulup, kovusturularak adalet önüne getirilmesini zorlastiranunsurlarin kaldirilmasi için kampanya yürütmeyi amaçliyordu. Aralik 2001'deçalismalarina Izmir Barosunun üyesi olan 112 kisilik gönüllü avukat grubuylabaslayan IÖG, daha sonradan 250 kisiye ulan gönüllü avukat grubuyla, Izmir'dekiiskence vakalarini sistemli bir sekilde izlemeye basladi. AB Komisyonunasundugu "Iskencenin Önlenmesinde Hukukçularin Rolü" projenin kabul edilmesiüzerine, gönüllü avukatlardan olusan gruba az sayidaki profesyonel eslik etti.IÖG Aralik 2004'de yeni seçilen Baro Yönetimi tarafindan, sok edici bir kararlakapatildigi sirada, 550 basvuru almis, bunlardan 340 tanesi hakkinda çalismabaslatmis ve iskenceden sorumlu olan 116 kisi hakkinda sorusturma açilmasinisaglamisti. Bu durum, Türkiye'de insan haklari ihlallerinin izlenipsorusturulmasiyla görevli Il ve Ilçe Insan Haklari Kurullarinin etsizligi ilekiyaslandiginda, insan haklarinin korumasina yönelik gerçek bir basaridurumuydu.

 

Bununla birlikte, Izmir Barosu Yönetim Kurulu, 07/12/2004günü yaptigi yönetim kurulu toplantisinda, bugüne kadar neredeyse türünün tekörnegi olan "Izmir Barosu Iskence Önleme Grubu"nun lagvedilmesine vegrubun Avrupa Birligi Komisyonu'nun sponsorlugunda yürüttügü "Iskencenin ÖnlenmesindeHukukçularin Rolü" projesinin iptal edilmesine karar verdi[3] ve vermis oldugu karari08/12/2004 tarihinde IÖG'ye bildirdi. Daha sonraki müdahalelerle, grubunçalisanlari isten çikarildi. Izmir Barosu Yönetim Kurulu Baskani Nevzat Erdemir13 Aralik 2004'de yaptigi basin açiklamasinda, IÖG'nün kapatilmagerekçelerinden biri olarak AB Komisyonundan fon alinmasini gösterdi. NevzatErdemir'e göre AB Komisyonu Türkiye'nin ulusal çikarlarina zarar vermek,Türkiye'yi bölmek ve "bagimsiz bir Kürdistan" kurulmasi için çaba harcamaktaydi[4]. Iskencenin önlenmesiyle,"bagimsiz bir Kürdistan" arasindaki baglantinin nasil kuruldugu hala gizeminikorumakta ve biz insan haklari savunucularini hayrete düsürmeye devametmektedir. Avukat Nalan Erkem hakkinda açilan sorusturma, Iskenceyi ÖnlemeGrubunun aktif oldugu, 5 Kasim 2003'de Buca Cezaevi Çocuk Kogusunda "isyangirisimi" olarak nitelendirilen olayla ilgilidir.

 

Av. Nalan Erkem Hakkinda Açilan Sorusturma

 

5 Kasim 2003'de Buca Cezaevi Çocuk Bölümünde isyan çiktigi[5] iddiasi ile cezaevindebulunan güvenlik kuvvetlerinin müdahalesi sonucunda 42 çocugun adi geçen olaynedeniyle cezaevi savciliginca ifadelerinin alinacagi belirtilmis ve IzmirBarosunun CMUK uygulama servisinden müdafi atanmasi talep edilmistir. CMUK'un138. maddesi geregince 18 yas altindaki kisilerin ifadelerinin alinmasinda barotarafindan belirlenecek bir müdafi avukatin atanmasi zorunluluktur. IzmirBarosu bu nedenle görevlendirmeler yapmis ve görevlendirilen avukatlarbulgulari saptamak ve sorusturmada bulunmak için cezaevine gitmislerdir. Ilkgiden 8 avukat çocuklarla görüsmüs, gerekli beyanlari tutanakla saptamis, gözlemledikleri yara ve benzeribulgulari tutanaga yansitmis, nöbetçi Cumhuriyet Savciliginca baslatilansorusturmada hazir bulunmuslardir. Saniklarin çoklugu nedeniyle Buca Cezaevinedaha sonra 6-7/11/2003 tarihlerinde giden müdafi avukatlar çocuklarla öncekigrup gibi görüsme yapamamislar, kendilerine engel çikarilmis, yarali baziçocuklarin hastaneye sevkleri konusunda hazirladiklari dilekçeler alinmamis,cezaevi savcisinin raporlu oldugu, cezaevi müdürünün de böyle bir göreviolmadigi, hakarete varan sözlerle avukatlara bildirilmistir. Bu durum avukatlartarafindan tutanakla saptanmistir[6]. Buca Cezaevinde meydanagelen olaylar nedeniyle Izmir Barosu Avukatlarina yönelik gerçeklesenengellemeler, açik bir sekilde BMAvukatlarin Rolüne dair Temel Prensiplere (Havana Kurallari) aykirilik teskil etmektedir.

"BMAvukatlarin Rolüne dair Temel Prensipler (Havana Kurallari)[7]" sunlari söylemektedir:

Madde 16. Hükümetler avukatlarin a) hiç bir baski, engelleme, tacizveya yolsuz bir müdahaleyle karsilasmadan her türlü mesleki faaliyeti yerinegetirmelerini; b) yurt içinde ve yurt disinda serbestçe seyahat etmelerini vemüvekkilleriyle görüsebilmelerini; ve c) kabul görmüs mesleki ahlakkurallarina, görevlerine, standartlarina uygun faaliyette bulunduklari içinkovusturma veya idari, ekonomik veya baska tür yaptirimla sikinti çekmemeleriniveya tehditle karsilasmamalarini saglar.

Madde 20. Avukatlar, bir mahkeme, yargi yeri veya hukuki ya da idaribir makam önünde mesleki nedenlerle bulunduklari sirada veya konuyla ilgiliyazili veya sözlü taleplerinde yaptiklari beyanlardan ötürü hukuki ve cezaimuafiyetten yararlanir.

Olayinsorusturmasi sürerken, savcinin aldigi ifadelerde 13 çocuk süreklidövüldüklerini savcilik ifadelerine yansitmis, hatta bu çocuklardan dördününyaralari bizzat savci tarafindan tutanaga geçirilmistir. Buna karsilik olayinsorusturulmasiyla görevli olan Cumhuriyet Bassavciligi kötü muamele bulunmadigiyönünde açiklamada bulunmustur[8]. Bununla birlikte,savcilik ifadelerinden baska müdafi avukatlarin saptadigi diger 6 çocugailiskin ifadelerde kendilerinin kogustan çikarildiktan sonra cezaevi bahçesindeiç çamasirlarina kadar soyulduklari, burada görevliler tarafindan dövüldükleridaha sonra hücrelere konulduklari, yeterli battaniye ve elbiselerinverilmedigi, dövme olaylarinin burada da sürdügü beyan edilmistir. Ayrica,yapilacak sorusturmada dövme olayini söylememeleri için cezaevi görevlilerincetehdit edildiklerini de belirtmislerdir[9]. Avukatlarin engellenmesive elde edilen bulgular üzerine Izmir Barosu Iskenceyi Önleme Gurubundansorumlu yönetim kurulu üyesi sifatiyla Av. Nalan Erkem tarafindan bir basinaçiklamasi gerçeklestirilmistir. Ancak, yapilan basin açiklamasi nedeniyle,hakkinda Izmir Cumhuriyet Bassavciligi tarafindan yukarida bahsi geçensorusturma açilmistir. Oysaki yine "BMAvukatlarin Rolüne dair Temel Prensipler (Havana Kurallari)"de yer alan 23 Madde su sekildedir:

Madde 23. Avukatlar, diger vatandaslar gibi ifade, inanç, örgütlenmeve toplanma özgürlügüne sahiptir. Avukatlar özellikle, hukukla, adaletsistemiyle ve insan haklarinin gelistirilmesi ve korunmasi ile ilgili konulardakamusal tartismalara katilma, ve yasal faaliyetleri veya yasal bir örgütemensup olmalari nedeniyle mesleki kisitlamalara maruz kalmaksizin, yerel,ulusal veya uluslararasi örgütler kurma veya bunlara mensup olma ve bunlarintoplantilarina katilma hakkina sahiptir. Avukatlar bu haklari kullanirlarken, herzaman hukuka ve hukuk mesleginin kabul görmüs standartlarina ve mesleki ahlakkurallarina uygun davranirlar.

Ayrica, yeni Avukatlik Kanunu'nda, 02.05.2001/4667 sayili kanunlayapilan degisiklikle, barolarin kurulus ve nitelikleri basligi altindakimaddeye barolarin amacina, "hukukun üstünlügü, insan haklarini savunmak vekorumak" (Madde 76) ve "bu konulara islerlik kazandirmak" (Madde95/21) eklenmistir. Avukatlik Kanunu'nda yapilan bu degisiklikle, TürkiyeBarolar Birligi (110/17) ve barolara, yönetimin hukuka uygun davranipdavranmadigini, insan haklarini ihlal edip etmedigini izleme gibi ciddi veetkili bir yetki de verilmis bulunmaktadir[10]. Bu kosullar altinda, Insan Haklari Gündemi Dernegi, Nalan Erkem'e yönelikbaslatilan sorusturmanin, kendisinin uzunca bir süredir iskenceye karsiyürüttügü aktif çalismalarindan dolayi yildirma amaçli açildigi görüsündedir.Ayrica, Insan Haklari Gündemi Dernegi, avukat olmasinin yani sira bir insanhaklari savunucusu olarak Nalan Erkem'e açilan sorusturmanin, "Birlesmis Milletlerin Evrensel Olarak Taninan Insan Haklari ve Temel ÖzgürlüklerinKorunmasi ve Gelistirilmesinde Toplumsal Kuruluslarin (Organlarin), Gruplarinve Bireylerin Haklari ve Sorumluluklari Üzerine Bildirge"de ifade edilenhaklara açik bir sekilde aykirilik teskil ettigi görüsündedir.

"BirlesmisMilletlerin Evrensel OlarakTaninan Insan Haklari ve Temel Özgürlüklerin Korunmasi ve GelistirilmesindeToplumsal Kuruluslarin (Organlarin), Gruplarin ve Bireylerin Haklari veSorumluluklari Üzerine Bildirge"de sunlar söylenmektedir:

Madde 9:

1-Insanhaklari ve temel özgürlüklerin kullanilmasinda, bu bildirgede amaçlanan insanhaklarinin korunmasi ve gelistirilmesinde bireysel olarak ve baskalariylabirlikte herkesin, bu haklarin ihlal edildigi durumlarda basvuru yapma olanagindanetkin bir biçimde faydalanmaya ve korumadan yararlanmaya hakki vardir.

2-Bu amaçla, haklari ve özgürlükleri ihlal edilen herkesin, kisisel olarak veyayasa tarafin-dan izin verilen temsilcileri araciligiyla sikayette bulunma vehukuksal bir otorite önünde veya yasayla kurulan bagimsiz, yansiz ya da yetkilitüm diger otoriteler önünde kamuya açik mahkemede sikayetini inceletme ve buhaklari ve özgürlükleri ihlal edildiginde, yasalar uyarinca bu otoritelerdentazminat dahil olmak üzere zarar-ziyanin telafisini öngören bir karar alma veayni zamanda makul bir sürede kararin ve yargi kararinin uygulamasina hakkivardir.

3-Yine bu amaçla herkesin, bireysel olarak ve baskalariyla birlikte, özellikle:

a)Insan haklarinin ve temel özgürlüklerin ihlali konusunda, sikayet üzerine makulsürede karar vermesi gereken, ulusal olarak yetkili kilinan adli, idari veyayasama otoritelerine veya Devletin hukuksal sistemine uygun olarak kurulanyetkili tüm diger otoritelere dilekçe veya diger uygun yöntemlerle basvurarakdevlet görevlileri ve organlarinin politika ve eylemlerini sikayet etme;

b)Ulusal yasalar ile uygulanabilir uluslararasi yükümlülük ve taahhütlerinuygunlugu üzerine kanaat olusturma amaciyla, durusmalarda, kovusturmalarda vekamu davalarinda hazir bulunma.

c)Insan haklari ve temel özgürlüklerin savunulmasi için nitelikli ve profesyonelbir hukuksal yardim veya uygun olan tüm diger tavsiye ve yardimlari sunma vesaglama hakki vardir.

4-Yine bu amaçla ve uygulanabilir uluslararasi prosedür ve belgelere uygun olarakherkesin, bireysel olarak ve baskalariyla birlikte, insan haklari ve temelözgürlüklerle ilgili raporlari almak ve incelemek için, genel veya özel yetkisiolan uluslararasi organlara ulasma ve bu organlarla hiçbir sinirlama olmaksiziniletisim kurma hakki vardir.

5-Kendi yargi alaninda bulunan tüm topraklarda, insan haklari ve temelözgürlükler ihlalinin var olduguna inanmak için nedenler bulundugunda devletinsüratli ve yansiz bir sorusturma sürdürmesi veya olayin aydinliga kavusmasiiçin dava açilmasini dikkatle izlemesi gerekir.

Madde 10:Hiç kimse edimde bulunarak veya gerektigi durumlarda müdahaleden kaçinarakinsan haklarinin ve temel özgürlüklerin ihlaline katilamaz; kimse bu hak veözgürlüklerin ihlalini reddettigi için cezalandirilamaz ve tedirgin edilemez.

Madde 12:

1-Herkesin, bireysel olarak ve baskalariyla birlikte, insan haklari ve temel özgürlüklerinihlaline karsi mücadele etmek için barisçil etkinliklere katilmaya hakki vardir.

2-Devlet, bu bildirgede amaçlanan haklarin mesru kullanimi çerçevesinde siddet,tehdit, mi-silleme eylemi, fiili veya hukuksal ayrimcilik, baski veya digerkeyfi hareketlere karsi, bireysel olarak ve baskalariyla birlikte hareket edentüm kisilerin yetkili otoritelerce korunmasi için gerekli tüm önlemlerinalinmasini dikkatle izler.

Bubakimdan, herkes, bireysel olarak ve baskalariyla birlikte, barisçi yollarla,insan haklarinin ve temel özgürlüklerin ihlaline neden olan, ve devletin ihmaliolan durumlar da dahil olmak üzere, devlete isnat edilebilen etkinlik veeylemlerle birlikte baska grup ve bireylerce islenmis insan haklari ve temelözgürlüklerin kullanilmasiyla ilgili siddet eylemlerine karsi tepkigösterdiginde, ulusal yasalarca etkin biçimde korunmaya hakki vardir.

Madde 13: Herkesin, bireysel olarakve baskalariyla birlikte, bu bildirgenin 3. Maddesine uygun olarak, barisçiyollarla, salt insan haklarini ve temel özgürlükleri koruma ve gelistirmeamaciyla kaynaklari isteme, alma ve kullanma hakki vardir.

Nalan Erkem'e açilan sorusturma, evrensel olarak kabul görmüs ve sayginlikkazanmis temel insan haklari ilkelerine ve degerlerine aykirilik teskil ettigikadar, hukuki açidan da bir facia niteligindedir. Nalan Erkem hakkinda açilansorusturmaya yönelik, Av. Özkan Yüceltarafindan Izmir Cumhuriyet Bassavciligina yapilan talepte de belirtildigi gibi,sorusturmanin hangi suçlama üzerinden yürütüldügü ve isnadin ne oldugu bellidegildir. Deyim yerindeyse sorusturma "siz bir savunma yapin biz bir suçbuluruz anlayisiyla" yürütülmektedir. Oysa CMUK isnadin belirtilmesini savunmahakkinin olmazsa olmazlari içerisinde mütalaa etmektedir. Bu nedenle "adilyargilamayi etkileme", "yargi görevi yapani etkileme" gibi isnad edilen suçunne oldugu bildirilmeksizin, hangi yasa maddesinin ihlal edildigi düsüncesiylesorusturmanin sürdürüldügü ve savunma istendigi açiklanmaksizin, açiklamalarinne sekilde/hangi suçu olusturdugu belirtilmeksizin Nalan Erkem'den savunmaistenmesinde ulusal ve uluslararasi mevzuata aykirilik bulunmaktadir.

Insan Haklari Gündemi Dernegi olarakdaha öncede defalarca belirttigimiz gibi, insanhaklari savunuculari vermis olduklari mücadelenin dogasi geregi çogu zamandevletle ve devletin kurumlariyla ters düsebilirler. Bu durum karsisinda insanhaklari savunucularini, yaptiklari konusmalar, hazirladiklari raporlar, yaptiklariaçiklamalar nedeniyle cezalandirmaya kimsenin hakki yoktur. Türkiye'deinsan haklari savunucularinin, geçmiste oldugu gibi günümüzde de oldukça çetinve zor mücadele vermektedir. Ne yazik ki insan haklari savunucularinin bumücadelesi Insan Haklari Savunucularina dair Birlesmis Milletler Genel SekreteriÖzel Temsilcisi Hina Jilani'nin, 18 Ocak 2005 tarihli veTürkiye'deki Insan haklari Savunucularina iliskin son raporunda da belirttigigibi, insan haklari savunucularina ve organizasyonlarina yönelik birdamgalanmayla sonuçlanmistir. Insan haklari savunuculari "devlet düsmani" gibigösterilmistir.[11] Buolumsuz tutum hala etkisini göstermeye devam etmektedir. Nalan Erkem'e açilansorusturma bu olumsuz tutumun örneklerinden biridir.

Türkiyeözellikle de son yillarda insan haklarina ve temel özgürlüklere saygili,demokratik bir hukuk devleti olma yolunda önemli adimlar atmis bulunmaktadir.Ancak, ne yazik ki atilan tüm olumluadimlara ragmen insan haklari ihlalleri halen devam etmektedir. NitekimAvrupa Iskenceyi Önleme Komitesi (CPT) tarafindan hazirlanan raporda Türkiye'deIskence vakalarinda kayda deger oranda azalma oldugu açik bir dille ifade edilmekte[12], hükümetin "iskenceye sifirtolerans" politikasinin sonuçlarinin cesaret verici oldugu söylenmekte,ancak heyetin elde ettigi bilgilerden olusan tablonun "tamamen güven verici"olmadigi açiklanmaktadir. CPT raporuna göre, Adana, Istanbul ve Van'da yapilanincelemelerde çok sayida kötü muamele iddiasinin bulundugu ve iskence ve kötümuamele vakalarina iliskin bagimsiz ve tam sorusturmalar yapilmasi gerektigibelirtilmistir[13].Benzer nitelikteki bulgular, Uluslararasi Af Örgütünün "Türkiye: Geciken veReddedilen Adalet" baslikliraporunda da yer almaktadir. Insan Haklari Gündemi Dernegi mevcut sartlaraltinda, Nalan Erkem'e açilan sorusturmanin derhal durdurulmasi gerektiginidüsünmektedir. Unutulmamalidir ki, Türkiye'de Savcilar iskenceye ve kötümuamele vakalarini önlemek için caba harcayan insan haklari savunucularinidegil, iskence ve kötü muamele iddialarini bagimsiz ve tam bir sekildesorusturup, sorumlulari adalet önüne yükümlüdürler.

Nitekim savcilarin ve tüm yargi sisteminin iskencefaillerini cezalandirmak konusundaki basarisizligi, Avrupa Insan HaklariMahkemesi önünde Türkiye'nin sayisiz mahkûmiyetiyle de teyit edilmistir.Iskenceyle ve her türlü insan haklari ihlalleriyle mücadele, bu konuda savasimveren insan haklari savunucularinin desteklenmesiyle mümkün olabilir. InsanHaklari Gündemi Dernegi olarak, kamuoyunu Nalan Erkemi desteklemeye ve budavayi dikkatle izlemeye davet ediyoruz.

Saygilarimizla,

Insan Haklari Gündemi Dernegi


 

[1] T.C. Izmir Cumhuriyet Bassavciligi, B.TET.BÜ.AV.2006/380, 17/07/2006..

[2] Mucipname, T.C. Adalet Bakanligi Ceza Isleri GenelMüdürlügünün 07/07/2006 gün ve 02-5-49-182-2005 sayili mucipnamesi.

[3] Izmir BarosuBülteni, 15.12.2004, http://www.izmirbarosu.org.tr/bulten/dosyalar/152.docweb sitesinde mevcuttur.

[4] Turkey: Closure of Torture Prevention Group shocking, AMNESTY INTERNATIONAL, PublicStatement, AI Index: EUR 44/001/2005 (Public),News Service No: 011, 14 January 2005, http://web.amnesty.org/library/Index/ENGEUR440012005?open&of=ENG-TURweb sitesinde mevcuttur

[5] BucaCezaevinde Çocuklara Iskence,Izmir NTV-MSNBC, 6 Kasim 2003, http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=2927web sitesinde mevcuttur; Cezaevindeki isyanin nedeni iskence mi, Hürriyet Gazetesi, 07.11.2003; http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2003/11/07/368381.aspweb sitesinde mevcuttur.

[6] 05.11.2003 tarihinde Buca Kapali Cezaevi SübyanKogusu'nda bulunanlara yönelik yapilan iskence ve kötü muamele iddialariüzerine Izmir Barosu Iskenceyi Önleme Grubunun TBMM Insan Haklari KomisyonuBaskanligi'na sundugu rapor, 10.11.2003,Izmir Barosu, Izmir.

[7] 27 Agustos - 7 Eylül 1990 tarihleri arasinda Havana'da toplananSuçlarin Önlenmesi ve Suçlularin Islahi üzerine Sekizinci Birlesmis MilletlerKonferansinda kabul edilmistir.

 

[8] Savci: Iskence iddiasi asilsiz, Radikal Gazetesi, 08/11/2003, http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=94802web sitesinde mevcuttur.

[9] 05.11.2003 tarihinde Buca Kapali Cezaevi Sübyan Kogusu'nda bulunanlarayönelik yapilan iskence ve kötü muamele iddialari üzerine Izmir BarosuIskenceyi Önleme Grubunun TBMM Insan Haklari Komisyonu Baskanligi'na sundugurapor, 10.11.2003, Izmir Barosu, Izmir.

[10] Avukatlik Kanunu, No: 1136 Kabul Tarihi: 19.03.1969 Tertip: 22.01.1962 sonrasi, Resmi GazeteTarihi, Sayi: 07.04.1969 - 13168, Düstur: Tertip: 5 Cilt: 8 Sayfa: 1694

 

[11] COMMISSION ON HUMAN RIGHTS, Sixty-first session, Agenda item 17 (b) of the provisional Agenda,PROMOTION AND PROTECTION OF HUMAN RIGHTS HUMAN RIGHTS DEFENDERS, Reportsubmitted by the Special Representative of the Secretary-General, on humanrights defenders, Hina Jilani; Addendum,MISSION TO TURKEY, E/CN.4/2005/101/Add.3, 18 January 2005; para: 115-116 http://www.ohchr.org/english/issues/defenders/visits.htmweb sitesinde mevcuttur.

[12] CPT: Iskence Azaliyor Ama Güvencesi Yok, BIA Haber Merkezi, 08/09/2006, http://www.bianet.org/2006/09/08/85017.htmweb sitesinde mevcuttur; Türkiye'niniskence raporu olumlu, NTV-MSNBC, 06Eylül 2006, http://www.ntv.com.tr/news/384256.aspweb sitesinde mevcuttur

[13] Report to the Turkish Government on the visit to Turkey carried out by theEuropean Committee for the Prevention ofTorture and Inhuman or DegradingTreatment or Punishment (CPT) from 7 to 14 December 2005, The Turkish Government hasrequested the publication of this report and of its response. The Government'sresponse is set out in documentCPT/Inf (2006) 31, Strasbourg, 6September 2006, http://www.cpt.coe.int/documents/tur/2006-30-inf-eng.htm web sitesinde mevcuttur; Turkey JusticeDelayed and Denied: The persistence of protracted and unfair trials forthose charged under anti-terrorism legislation, AI Index: EUR 44/013/2006, 6 September 2006, http://web.amnesty.org/library/Index/ENGEUR440132006?open&of=ENG-TURweb sitesinde mevcuttur.

 

 

Attachments:
Download this file (birturkiyeklasigi.doc)birturkiyeklasigi.doc[birturkiyeklasigi.doc]144 Kb
 

E-Mail Listesi

Gelişmelerden haberdar olmak için e-posta listemize üye olun.