localhost

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Reklam
English (United Kingdom)
Anasayfa Yayınlar Raporlar Yeni Türk Ceza Yasası'nda Düşünceyi İfade Hürriyeti

Yeni Türk Ceza Yasası'nda Düşünceyi İfade Hürriyeti

e-Posta Yazdır PDF
30.10.2006



Önsöz ve Tesekkürler

"Ifade özgürlügü, sadece lehte oldugu kabul edilen ya da zararsiz ya da ilgilenmeye degmez görünen ‘bilgi' ve ‘düsünceler' için degil, ayni zamanda devletin ya da nüfusun bir bölümünün aleyhine olan, sok eden, rahatsiz eden düsünceler için de uygulanir. Bunlar, ‘demokratik toplum'un olmazsa olmaz unsurlarindan olan; çogulculugun, hosgörünün ve açik fikirliligin gerekleridir."[1]

Ifade hürriyetinin anlam ve kapsamini, Avrupa Insan Haklari Mahkemesi'nin Handyside davasinda ifade ettigi bu sözler kadar iyi açiklayan çok fazla örnek bulunmasa gerek. Yukaridaki paragrafi belki de Türkiye'deki tüm adliyelere yazmak gerekir. Bunu sunun için belirtmekteyiz: insan haklari alaninda attigi önemli adimlara karsin Türkiye belli alanlardaki ezberini bir türlü bozamamaktadir. Gün geçmiyor ki, bir aydini, ifade ettigi görüsler nedeniyle yargilanirken görmeyelim. Bütün reform çabalarina ragmen, ifade hürriyeti alaninda bir mesafe alinamamasi (ve süphesiz ki diger bazi alanlarda da devam ede gelen insan haklari sorunlari) gerek Türkiyeli ve gerekse Türkiye'yi yakindan izleyen Avrupali ve Amerikali kurum ve kuruluslari ve insan haklari savunucularini ortak bir yargiya götürmüs bulunmaktadir: Türkiye'deki insan haklari sorunu yasal degisikliklerle giderilemez, sorunun büyük kismi bir zihniyet sorunudur. Dolayisiyla da, gerçek bir ilerleme zihinsel bir dönüsüm gerçeklestirilmeden basarilamaz. Gerçekten de, eger Türk yargi sisteminin verdigi kararlara tarihsel bir perspektif içinde bakilacak olursa, talihsiz bir genel temayülü gözlemlemek mümkün olacaktir. Yasalar özgürlükleri genisletecek sekilde degil de, kisitlayacak bir sekilde yorumlanmakta, "devletin âli menfaatleri" bireyin özgürlükleri karsisinda tercih edilmektedir.

Türkiye'de yasalarin bu muhafazakâr yorumu öyle boyutlara ulasmistir ki, bazi mefhum ve kavramlar çagdas dünyadaki genel anlayistan çok farkli, çok ‘kendine özgü' bir sekilde yorumlanabilmistir. Örnek vermek gerekirse, benzeri pek çok Avrupa ülkesinde de bulunan nefret ifadesi (hate speech) yasagini düzenleyen Türk Ceza Yasasinin eski 312. ve yeni 216. maddesinin, Türkiye'de çok sik meydana gelen, dini ve etnik azinliklara yönelik kin ve nefret konusmalarini engellemek için neredeyse hiç kullanilmamasina karsin, ülkede belli azinlik gruplarin varligini ifade eden görüsler karsisinda uygulanmasi, tarihsel bir ironi niteligindedir.

Yukaridaki görüslerimiz geçerli olmakla birlikte, elinizde tuttugunuz çalisma baska bir bakis açisi ve farkli kaygilar üzerine insa edilmis durumdadir. Bu çalisma, son zamanlarda, zihniyet üzerine çok fazla vurgu yapan ibrenin, yasalar dünyasi tarafini da isaret ederek bir dengeye, islevsel bir yol göstericilige ulasmasini amaçliyor. Çalismanin detaylarina bakildiginda görülecektir ki, Türkiye'deki ifade hürriyeti sorunu sadece kisitlayici yorumlardan ya da Terörle Mücadele Yasasi gibi spesifik düzenlemelerden kaynaklanmamaktadir. Aslinda söz konusu olan, çok genis bir yelpazeye yayilmis bir cendere agidir. Sadece Türk Ceza Yasasi'nda ifade hürriyetini kisitlama potansiyeli olan en az 40 adet madde bulunmaktadir ve bunlar toplumsal yasamin pek çok farkli veçhesini konu alan genis bir yelpaze olusturmaktadirlar. Kisacasi, bu çalismanin içeriksel amaci, ifade hürriyeti sorununun ayni zamanda bir mevzuat sorunu oldugunu gösterebilmek ve Türk Ceza Yasasi özelinde somut sorun alanlarini gözler önüne serebilmektir.

Çalismanin bir de yöntemsel amaci bulunmaktadir. Türkiye'de yasalastirma süreci, maalesef toplumun görüsü alinarak gerçeklestirilen bir süreç degildir. Gönül isterdi ki, yasa koyucu Türk Ceza Yasasini kanunlastirmadan önce sivil toplum örgütlerine, barolara, gazetecilere, entelektüellere danisip onlarin da görüslerini alsin. Elinizdeki çalisma, bu eksikligi gidermeyi ve eger söz konusu "danisma süreci" gerçeklestirilseydi nasil bir sonuçla karsilasilacagini ortaya koymayi da amaçlamaktadir.

Çalismada belirtilen görüsler her ne kadar Insan Haklari Gündemi Dernegi'nin görüsleri niteliginde ve dolayisiyla da sadece onu baglar bir durumda ise de, yüzlerce kisinin görüsleri ve bu görüslerde dile getirilen ortak paydalar üzerine insa edilmis durumdadir.

Çalismanin Türkiye'nin ifade hürriyeti sorununu anlama konusunda tüm kamuoyuna yeni bir bakis açisi sunacagini ve yine degisim konusunda yasa koyucuya bir esin kaynagi olacagini umut etmekteyiz.

Son olarak belirtmek isteriz ki, bu çalisma, çok sayida kisi ve kurulusun katkilari olmaksizin gerçeklestirilemezdi.

Öncelikle sagladigi mali destekle çalismanin yapilmasini mümkün kilan, merkezi Amerika'nin baskenti Washington'da bulunan National Endowment For Democracy'e ne kadar tesekkür etsek azdir.

Çalismayi son derece basarili bir organizasyonla gerçeklestirip, elinizdeki kitabi hazirlayan, Baskent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ögretim Görevlisi ve dernegimizin Ankara Temsilcisi Günal Kursun'a, bu projenin hazirlanmasina büyük katkilari bulunan Nalan Erkem ve Bülent Ecevit Nadas'a, projenin idaresi konusunda hiçbir zaman destegini esirgemeyen, dernegimizin Mali Isler Koordinatörü Özlem Altiparmak'a, tüm proje boyunca destek ve yönlendiriciliklerini esirgemeyen, genel sekreterimiz Hakan Ataman ve üyemiz Yilmaz Ensaroglu'na, projedeki atölye çalismalarinin gerçeklestirilmesindeki katkilarindan dolayi, Etyen Mahçupyan, Sanar Yurdatapan, Tahir Elçi ve Özlem Yilmaz'a, elinizdeki çalismanin gerek ilk ortaya çikisi ve gerekse sonlandirilisi bakimindan katkilarini esirgemeyen Çalisma Grubumuzun degerli üyeleri, Özkan Yücel, Tuncer Firat, Gülçin Aktunç Hasipek, Arif Koçer ve Murat Dinçer'e ve çalismalarimiza katilan ve tam listesi kitabin sonunda belirtilen herkese minnet borçluyuz.

Çalismanin, konunun tüm ilgililerine yeni bir perspektif ve ufuk turu sunmasi umuduyla...

Orhan Kemal Cengiz

Insan Haklari Gündemi Dernegi Baskani


 


[1] Handyside v. the United Kingdom, 1976

Kitabin tamamina asagidaki dosyalardan ulasabilirsiniz.

Attachments:
Download this file (tcy_kapak_big.jpg)tcy_kapak_big.jpg[tcy_kapak_big.jpg]30 Kb
Download this file (tcy_tr.doc)tcy_tr.doc[tcy_tr.doc]480 Kb
 

E-Mail Listesi

Gelişmelerden haberdar olmak için e-posta listemize üye olun.